KARAKTER KAHRAMANI OLMAK !


Arif Bük

Arif Bük

06 Kasım 2016, 12:04

       Eğitimli ana babalara, temel eğitimden yüksek öğrenime kadar devletçe sunulan eğitim imkanlarına rağmen, insani değerleri barındırmayan bireylerle karşılaşıyoruz. Nezaketsiz, kaba ve küfürlü konuşan, görgü kurallarını tanımayan, yalancı, hırsız, aldatan, haksızlık yapan, işini gerektiği gibi yapmayan, işi ehline vermeyen, bencil, kendine ve çevresine zarar veren vb saymakla tükenmeyecek davranışlar sergileyen  insanları gördükçe eğitim sistemi ne işe yarıyor demekten kendimi alamıyorum.  

        Ders ve sınav yükünün cenderesindeki çocuklarımız, kendini, hayatı, hayata dair farkındalıkları tanımadan, insani erdemlerin sırrına ermeden yetişiyorlar. Aile ve okul ortamında;  iyiyi kötüden ayıran “din” adına,  güzeli çirkinden ayıran “ sanat” adına,  yararlıyı zararlıdan ayıran “bilim” adına onca öğretilere rağmen çocuklarımıza bir asalet kazandıramadığımız ortada. Örneğin, din eğitimi alınmasına rağmen ahlaki bakımdan istenmeyen davranışların çok kolay sergilenmesi ne üzücü. İnsanımıza “etik bilgi” “estetik bilgi” vermede bir problem yok.  Ancak   “etik ve estetik duygu” oluşturmada, kazandırmada  problem yaşıyoruz. Son yıllarda yapılmaya çalışılan “Değerler Eğitimi” çabalarının ne kadar işe yarayacağını ise bekleyip göreceğiz. 

        Bilgi, bilgelikle ele alınıp insanın davranışlarına yön vermedikçe, günlük hayatta insana hizmet eden konuma dönüştürülmedikçe insana yük olmaktan başka bir işe yaramaz. Bu yüzden insanların iyi ya da doğruyu bilmelerinden çok, bu doğruları uygulayıp uygulamadıklarına odaklanmak gerekir. Aile ve eğitim kurumlarında bu durum dikkate alınmadığı sürece hoşumuza gitmeyen insan tipinin oluşması kaçınılmazdır. Bu durumda, insanın insan kalmasını sağlamayan bilgi kırıntılarının hiçbir kıymeti yoktur. Hırsızın cahil olanı bankadan para çalmaya heveslenip bununla yetinirken, üniversiteli hırsızın bütün bankayı zimmetine geçirmeye çalışması bunun sonucudur. 

        Okullar sadece “akademik açıdan başarılı” bireylerin yetiştirildiği kurumlar olmaktan acilen çıkarılmalıdır.. Temel insani değerlerin farkında olan, bu değerleri içselleştirip kişiliğinin bir parçası  hâline getirmiş ve buna uygun bir hayat süren bireyler yetiştirmek asıl misyon olmalıdır. Bu bakımdan, eğitim kurumları; bireylerin iyi yetişmesi, olumlu değerlerle donanması, ahlaki davranışlar sergilemesi bakımından bilinçli ve planlı olarak uygulanabilir karakter eğitimi programlarına muhtaçtır. Değer temelli ahlaki bir eylemin içselleşmesi öncelikle ahlaki bir bilinç gerektirir. Ahlaki bilincin oluşması için ise kişinin büyük bir sistemin parçası olarak hareket etme  iradesiyle yakından ilgilidir. Yani; iyi olana itaat, iyiliğin kaynağı olan en büyük iyiye (Allah’a) itaat bilinciyle yakından ilgilidir.  

        Öte yandan, iyi, doğru, estetik olan davranışlara  duyularla, yüreğe dokunarak erişilir. Gören, işiten, dokunan insan için iyi örneklere, iyi örnekleri çoğaltmaya muhtacız. İyiliğin, doğruluğun, güzelliğin kahramanları olmadan, hikmeti, iyiliği ayakta tutamayız. Anne, baba, öğretmen ya da devlet  olmak en çok da ârif olmayı gerektiriyor. 

       “Eğitimin amacı karakter inşâ etmektir”    
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet uyar - 8 yıl önce
Kalemine sağlık güzel dokunuşlar...
Avatar
Tahsin - 8 yıl önce
Yıllarca uygulanan pozitivist yaklaşımlara dayalı eğitim uygulamalarının tahribatını gidermek zor olsa da başarilamayacak bir şey değil. Metodları sağlıklı oluşturup uygulamak gerekir
Avatar
vahit - 8 yıl önce
önemli olan 20-50 yıl sonrasının insanını yetiştirmek. Yarın bizi, ülkemizi onlar yönetecek