Kayseri ili İncesu İlçesi Çarşı

Kayseri ili İncesu İlçesi Çarşı Size1960 lı yılların Çarşısını anlatacağım. Lakapları kullanacağım ve söylendiği şekliyle yazacağım.Yaşı benden büyük olanlar daha fazla şeyler biliyorlardır ama ben, belli bir dönemi hafızamda kaldığı şekliyle ifade edeceğim.Yanlış yerleştirme veya hatalı gördüğünüz yerleri hatırlatırsanız

Kayseri ili İncesu İlçesi Çarşı
14 Aralık 2020 Pazartesi 00:17

SEVGİLİ İNCESULULAR
ŞİMDİ DE ÇARŞI DA GEZELİM
Size1960 lı yılların Çarşısını anlatacağım. Lakapları kullanacağım ve söylendiği şekliyle yazacağım.Yaşı benden büyük olanlar daha fazla şeyler biliyorlardır ama ben, belli bir dönemi hafızamda kaldığı şekliyle ifade edeceğim.Yanlış yerleştirme veya hatalı gördüğünüz yerleri hatırlatırsanız
düzeltmeye çalışacağım.Bütün bunları niye yazıyoruz biliyor musunuz? O eski, mütevazi herkesin birbiriyle tanıştığı, yedi geçmişini sayabildiği ama şimdi memleketine gelince anılarını hatırlamak istediği hemşehrisini bulmaya çalışan insanımızın mazisini taze tutmak için.
Eskiden Kayserlilere kızardık yiğenim Yillimisin? Köylümüsün?
diye sorarlardı.Malesef ihtiyaç fazlası yapılan Toki konutları İncesuya göçü artırdı bizde Kayserliler gibi yerliyi arar olduk.
Kimseyi dışlamak için söylemiyorum ama bir başkadır benim memleketimin insanı!
Hırsızlığın,kan davasının,kavgaların,uyuşturucu kullanımının,kadın ticaretinin olmadığı ilçemin;tv ekranlarında
istenmeyen olaylardan dolayı
isminin geçmesi bizi rahatsız ediyorda ondan.
Sevgili Hemşehrilerim; Sizlere
Şimdi Çarşıyı anlatacağım
İstiklal Caddesi; Kara Mustafa
Paşa ilkokulunun ordan başlıyo-
rum.İlk dükkan Mestavın Hacı Amcanın yeri; aslında mağaza
demek daha doğru,Düğünlerin
düzenlerinin dizildiği, kaliteli kumaşların ve ayakkabıların satıldığı, ayrıca bazı bakkalıye
çeşitlerinin olduğu bir dükkan.
Hacı Amca da şahsına münha
sır prensipli düzgün bir esnaf.
Elli metre kadar ilerleyince
sağda Etyemez çıkmazında
Yaşar Hayırla MustafaErciyesin
Hızar atölyesi ,Onun hemen yanında Omar Yipel’in
Kalaycı dükkanı Ve yanında Durmuş Çavuşun İbrahim ile Memiş ustanın (Aydınlıkların)nalbant ve demirci dükkanları vardı.Şoför Recep Amcanın evinin yanında Hasta Mahmutun Babası Bekir Amcanın kundura tamir dükkanı
Biraz ilerisinde Sütçü Ali Sülün’ün
Kavafiye dükkanı vardı.Yine aynı sırada Terzi Bahri Ve Cemil Ce-
miloğlu amcaların Terzi
dükkanlar bulunurdu.Çok neşeli insanlardı kahkahaları hala kulaklarımda çınlar.Mezuraları boyunlarında takılı,karşı Hasan Akbıyık emminin kahvesinde tavla ve domino oynarlardı.Kayserli Mehmet Amcanın evinin altında Ekberin Abdullah amcanın Cam ve bakkaliye dükkanı ve bitişiğinde Komşumuz Leblebici Ali Amcanın büyük bir kuruyemiş ve leblebi dükkanı vardı.25 kuruşa bir cep dolusu dut kurusu verirdi.Leblebi ve fıstıkların kavrulduğu taş fırını da olan bu dükkanı ,Halıcı Hakkıya geçti sonra Kızılaylar alıp onarıp
İlaveler yapıp bakkaliyenin yanına beyaz eşya da getirip
bir müddet çalıştırdılar.Şimdi
Köşe başındaki ilk dükkana geldik;Bu dükkanın asıl sahibi Babamın AmcasıBerberin Mehmet Ağa
imiş.İstanbulda ticaretle uğraşır
Yazları Çarşının üstündeki bizim
Kayabağda geçirirmiş.Bağda
güzel bir yazlık evi vardı.Bu dükkan ileriki yıllarda Sami
Büyükbozkoyuna geçmiş,Rahmetlik oğlu Erdem
in adını koymuş Erdem Bakkali
yesi idi.
Tekel Bayii,bakkaliye , manavlık ve fotoğrafçılık da yapardı.Sami amca fötr şapkası kendine has
uslübü olan mukallit bi adamdı.
Ancak eski filmlerde gördüğümüz Fotoğraf Makinesi ile dakikalarca uğraşır,kolcaklarını koluna geçirir makinenin içine sokar ve fotoğraf çekim işini tamamlardı.
Nasıl çektiğini çok merak ederdik.Bir defasında;
Fotoğraf çekinen köylüye kardeşim de gelseydi ona da
fotoğraf lazımdı deyince köylüye ceketi ters giydirip fotoğrafını
çekip bu da kardeşinin diyen
muzip bir insandı.Çünkü o dönemde çektiği
resimler zar zor ayırt edilirdi
Köşeden sağa dönünce ikinci
dükkan Eniştem Kadir Tasacı’nın
Berber dükkanı idi.Tabelasında
Yıldız Berberi yazardı Ayyar Veli
nin Mehmet Abi ile o zaman birlikte çalışırdı.Dükkanın müdavimleri burda toplanır ,şakalaşırlardı.Müdavimler Muhtar Ömer Amca ,Müvezzi Mehmet Amca Yarım Ağa ,Alaadinin Bekir Amca ,Topalağanın Selahattin Abi ,Muammer Hafız idi.Üçüncü dükkan ise Haytarın Hasan Amcanın Koçak
bakkaliyesi idi .İlçemizin ilk
gazete bayiliğini de yapan
dükkanlarından biri idi.
4. Dükkan Güz Bakkalının Şaban Amcanın Kütükoğlu Bakkaliyesi idi.Aslında dükkanda
Toz şeker kesme şeker 125 gramlık sarı paket Çaykur Rize Çayı ,Birkaç çeşit sigara,Tahta kasada Marmara Birlik Çift Ekstra Zeytin ,Yedi Numara İncir ve Deri tulum
Peynirinden başka bişey olmazdı
Bir de kış aylarında Pandifli ve
Gıslaved lastik ayakkabı olurdu.
Ayrıca Dava Muahkiki idi .Masasında daktilosu daima dururdu.
Dava dilekçeleri yazardı.Şaban
Amca da ilginç insanlardan biriydi 1960 Yeşilhisar Olaylarında Ismet İnönü’yü evin-
de misafir etmiş CHP ilçe başkanı idi.
Ama dükkanının duvarında Celal
Bayar ve Adnan Menderesin resimlerini de bulunduran Cumhuriyet aşığı bir insandı.
Sonraki dükkan Gara Gızın Bekir
Amcanın çukurda kalmış Manav
dükkanıydı.Sonra Kızılaylar aldı
Ve üstüne kat çıkıp uzun yıllar
çalıştırdılar.Sonraki dükkan ise
Halonun dükkanı idi.Sonrasında Osman Ateşsiz Amca aldı onardı üstüne kat çıktı,Çocukları Mustafa ve Zafer Seher Bakkaliyesi adıyla uzun yıllar
çalıştırdılar.(Rahmetlikler)
Dükkanlardan sonra İlçenin en büyük kahvehanesi Rahmetli Bezmi Amcanın yeri.Sahnesi de
olan bu kahvehane de ilginçti.
İlk televizyon yayını başlayınca
Bezmi Amca İES KÖRTİNG marka televizyonu aldı demirden
kafesli kutu yaptırdıAynı Vizonteledeki gibi şeyler yaşadık
O yıllarda sabahları Muhammet Ali Clay’in maçları olur gece saat
Üçte veya dörtte maçlar televiz-
yonda naklen yayınlanır o karda
kışta kahveye toplanırız Bezmi
Amca köstekli saatin cebinden anahtarı çıkarır kafesi ve tv yi açar epey kar yağışı izledikten sonra maçı izlerdik.
Buzdolabının henüz olmadığı o
zamanlarda gazoz ve ayranları
kahvenin önünde fıçının içine koyar buzlarınıda Kayseriden
telizlere sarılı vaziyette Merkez
Bakkaliyesinden otobüsle ge
tirtirti.
Kahvehanenin yanında Karahöyüklü Cemal amcanın Nalburiye dükkanı ve Topal Kadir in Berber berber dükkanı vardı.
Ordan Etyemez Sokağına dönünce, Davudun Hanı denilen
bi han vardı.Bu hanın büyük bir
kapısı ve kapının girişinde sağda Kürtüncü Kel Mehmet ve Bekir Ak amcaların Semerci dükkanları
Karşısında Hayrullah’ın Bekir Amca nın Nalbant dükkanı
yanında Göncü Mustafa Amca
nın göncü dükkanı vardı.Bu handa Cuma günleri gelen köylü
lerin at ve eşekleri öğle sonuna
kadar şimdikinin otopark ücreti
gibi hayvan başı 25 krş falan kalırlardı.O zamanlar eşek çok
önemli her gelen köylü 10 veya
15 eşekle gelir üstünde meşe
odunları bir eşeğe bir yük denir
yükü 2,5 veya 3 TL ye satarlardı.
Sonra bu hanı da sel gelince,ÜÇ GÖZ KÖPRÜ yü yıktıkları gibi
karambole getirip yıktılar.
Şimdi Merzifonlu Külliyesine
Caminin oraya geçiyoruz.Bu bina Jandarma Karakolu olarak
kullanılıyordu.Medrese kısmı ise
Yarı Açık Ceza Evi idi.Bu binada
Köşe başında Tuzcu Hacı Emminin tuz değirmeni vardı.Çocukları toplar 25 er kuruş verir tuzları tokmaklarla küçülttürürdü.Çaya doğru 2.dükkanda
Akbıyığın Hüseyin Amcanın gaz
dükkanı yanında barakada
Hacadının Mustafa emminin “ayakkabı
tamir dükkanı “vardı.Köşeden Camiye doğru Karahöyüklü Oylum Ömerin babasının çalıştırdığı bi dükkan vardı.Sonra uzun yıllar fırın oldu .
Dossi Mehmetle, Fırıncı Şaben ikisi de rahmetlik oldu... fırını yıllarca çalıştırdılar.Fırına bitişik tahtadan yapılmış,Cami duvarına da bitişik ,Kör Osman Ateşsiz Amcanın barakadan
dükkanı vardı.
Hamamı anlatmadan geçmek olmaz.Hamamı Adanalı biri çalıştırırdı.Eşi oğlu ve kızı ile.
Hamamcı sabahları kalkar giriş kapısının önünde karıştıra karıştıra saatlerce uğraşır o güzel sade dondurmasını yapar; Kayseri’den Merkez Bakkaliyesinden Talaşlanıp teylise sarılmış kalıp buzlar getirtir ,onlarla korurdu.Tek çeşit sütlü dondurma 10 -15 ve
25 kuruşluk üç boy külahlarla
satılır.İkindiden sonra tükenirdi.
İncesu’nun tek dondurmacısı idi.
Şimdi İstiklal Caddesi Sol tarafa geçiyorum.
Yeni Cami’nin yanında Sobacı Hacıömer emminin sobacı dükkanı sonra,
Ali Beyin Ali amca ile Şaban abinin (Akbıyıklar)Almanya
ya gitmeden çalıştırdıkları demirci ve nalbant dükkanı vardı.
Elli metre falan ilerleyince
Eniştem Taslakçıoğlunun Kadir Tasacı’nın bahçesinin
bitiminde Edalı Maazinin Mehmet abinin evinin altında Ayakkabıcı Hüseyin Köseoğlunun kundura dükkanı vardı.Hüseyin Abi burdan ileriye
Aynecilerin dükkanına taşınınca
Marangoz Bekir Düvenci amca
aynı yerde Marangozlük yaptı.
Ben görmedim ama ,Edalı Maazinin Kolonya imalathanesi
yine bu sıradaki dükkanlardan
biri imiş.Edalı Maazin İncesu’da
Sesi çok güzel olan müezzinler
den biri imiş.Ezana başlayınca
pencereleri açıp damlara çıkıp dinlerlermiş.Genç kızlar,
Maniler bile yazmışlar Edalı Maazine ...
Atlara binişelim
Bayırdan inişelim
Edalı Mazinimizi
Hangimiz bilişelim.... gibi
Biraz ilerleyince Foto Hasan
Abinin fotoğraf, teneke,lehim
Ve bisiklet tamir dükkanı.(Çook kiraya bisiklete bindik.)Foto diye bilinen Hasan Abiyi bilmeyen yoktur.Fotoğrafçı vitrininde belirli periyotlarla fotoğrafları değiştirir İncesu’nun ilginç şahsiyetlerini bu vitrinden hatırlardık.
Biraz ilerisinde Ayneci
Bekir Amcanın Ayna dükkanı vardı.Sonra bu dükkanı Terzi Ali Gün abi ,Durmuş Ortabozkoyun abi ile Ayakkabıcı Hüseyin abi birlikte çalıştırdılar.
Hemen bitişiğinde Akbıyıkın Hasan emmininkahvehanesi ve Topal Ağanın Recep Amcanın işlettiği hayvan otoparkı(Ahırı) vardı .Yanında Kürtüncü Mustafa amcanın (Turunç) semerci dükkanı .
Godalağın Mustafanın tuhafiye
dükkanı Ve Ethem Kavak amcanın bakkaliyesi ve tuhafiye dükkanı bulunmaktaydı.
Bu dükkanlardan biri daha önce
leri Mustafa Özkanların imiş;
Ve Mustafa Özkan El Yazısı ile
Aylık İncesu Gazetesi çıkarıp
Dükkanın vitrinine asarmış.
Gazeteciliğe de bu şekilde
başlamış.Devamında
Ümmetoğlunun Mevlüt emminin dükkanı,sonradan Gazcı Bekir Abi çalıştırdı.Ve Kızılay Bakka
liyesi,Sarı Sami diye bilinen Sami Amcanın ilk bildiğim dükkanı burası idi Koçak Bakkaliyesi ile ilk gazete bayileri idi.Ayrıca tüplü ocaklar çıkınca ki ;ortak adı Milangazdı ilk tüp bayisi idi.Yalama Mahmut Ağa tüplerini taşırdı.Yanında Kasap Hilmi amcanın Kasap dükkanı ve köşe başı Kasap Şevket amcanın Züccaciye ,bakkaliye herşey dükkanı vardı.Kasap Hilmi ve çocukları Çorluya göçünce kasaplık işini Şevket Amca ve oğlu Orhan beraber yaptılar.
Hemen hamamın ucunda akasya ağacının altında Çolak
Yaşarın boya sandığı yanında Şemşamer kutusu ve Ağaçta asılı “Sinema Afişi “olmazsa olmaz...
Yanında Saatçi Mustafa Elibol’un saatçi kulübesi ve yanında İncesu’nun önemli binalarından Kaymakamlık Lojmanı ve İncesu Şehir Kulübü .
Şehir kulübü, tiyatroların oynandığı ,İncesu Gençliğinin ve Memurların toplandığı önemli bir kültür merkezi idi.Yazları Üniversitede okuyan gençlerin buluştuğu,yaz tatilinde memleketine gelen hemşehrilerimizin hasret giderdikleri nostaljik bir yer idi.Yanıbaşındaki boşlukta voleybol maçları oynanır zevkle izlenirdi...
Şimdi Köşe başına geçiyorum.
Eski Belediye Binası Şimdiki Ziraat Odasının altı,
Burada şimdiki Keleş ile Güneş
leyicinin olduğu dükkanların yeri
Önce Ziraat Bankası idi sonra
Polis Karakolu olarak hizmet
verdi.Yanındaki Hasan Özoktay’ın yeri fırın idiUzun yıllar değişik şahıslar fırın olarak çalıştırdı .Onu takip eden Deli Şükrü emminin (Şükrü Alkaya)dükkanıydı.Yanındaki yer
Şekerin Ahmet Amca ile Parti Mehmedin İstidacı dükkanı idi
Yanında Topal Tahirin Tekel Bayi
Onun yanı Şükrü Andaç Amcanın dava muahkiki dükkanı
idi.Talas’ta Nahiye Müdürlüğü
yapmış güzel giyimli ağır başlı
dükkanında nargilesi ve fötr
şapkası ile örnek biri idi.Burda
bir anektod anlatacağım.
Hürriyet Gazetesi 50 krş.
Bey Baba ismiyle maruf
Toprak Mahsulleri Ofisinden
Emekli Yerköylü Komşumuz
Ömer Çavuşun Fadime Hala
ile evli çok beyefendi bir amca
var.Şükrü Amca ile gazeteyi
ortak alırlar 25 krş biri 25 krş
BeyBaba verir.İlk gün gazeteyi
Şükrü Amca okur 2. Gün gaze-
tenin mülkiyeti BeyBaba ya
geçerdi.Bey Baba kuponları bi-
riktirir gönderir ve çekilişe katı-
lır.Çekilişten Fırınlı Büyük bir
Ocak çıkar.Daha bu ocağın
nasıl kullanılacağını bilmedik-
lerinden ve tüp İncesu’da olma-
dığından paketini bile açmadan
vefat ederler.O zamanlar
bu cihazları almak çok zordu,
çok pahalı idi
Devamında Terzi Bekir Abinin terzi Dükkanı, günlük gazete alıp
okuyan rahmetli düzgün bir
insandı.Gençlerle sohbet etmeyi çok severdi.Oğlu Ömer genç yaşta vefat ettiği için gençlerle diyaloğu fazlaydı Kalın gözlükleri ile kuzum diye hitap ederek nasihatlerde bulunurdu gençlere Yanında ,hemşehrinin berber dükkanı ve nargilesi.Rahmetli Kabede vefat etti oraya defnedildi.Yanında Nadiyenin Mehmedin bakkal
dükkanı.Bir kaç dükkan ilerde
Terzi AbdullahınTerzi dükkanı .
Aradaki dükkanlar boş veya parti binaları idi .Sonradan açılanları da yazmıyorum.Arif Ağanın Mehmet’inKahvehanesi ;Rahmetli Mehmet Ağa da çarşının ilginç şahsiyetlerindendi.Herkesle şakalaşır ,sadece çay ve kahve satardı.Ağzından sigarası eksik olmazdı.Yolda rastladıklarına sarılır şakalaşır,nazının geçtiklerine çay veya şeker aldırırdı.
Hemen yanında Fırıncı Derviş
Amcanın Fırını,bu fırını ileriki yıllarda oğlu Şaban Usta çalıştırdı.Yanında Tülenin Ahmetin Oteli ve altında kahvehanesi bulunmaktaydı.
Ve yine İncesunun renkli simalarından Talip Ağanın dükkanı.Talip Amca da çok renkli
bir kişilikti çabuk sinirlenir özellik
le çocuklar çok kızdırırlardı.İri yarı ve kilolu birisi idi sinirlenince
gözlerinden ateş saçılır kıpkırmızı olur eline ne geçerse çocuklara
fırlatırdı.
Onun yanında Kars Muhaciri
Aşçı Mehmedin İmren Lokantası.
Yanında Ekrem Çetinkayanın Gül Mefruşat Mağazası .İncesuda ilk mobilya mağazası idi.Yangın çıkmış bu mağaza yanmıştı çok üzülmüştük.
Hemen karşısında şimdiki Belediye Kültür Evi olarak kullanılan Belediye binasının yerinde Kebapçı Hasan Hüseyin Kaşaganın Kebapçı dükkanı ve simetriğinde Belediye Otobüs Durağının olduğu yerde Kadir Elbeyinin kebapçı dükkanı vardı.
Adana Kayseri yolu şehrin içinden geçerdi ve Şimdiki Parkın önü kamyonların ve otobüslerin
Mola yeri idi çok hareketliydi.
Değerli Hemşehrilerim yazılacak çok anı var ama sizleri fazlada sıkmak istemiyorum.
Sizinle birlikte ben de anılarımı
tazeledim ilçemizi şöyle bi dolaş
tım.Umarım sizleri de duygulandırmışımdır.Bazı şahısların dükkanlarını ileriki yıllar olduğu ve çok
el değiştirdiği için yazmadım.
Bilmeden yanlış yazdığım şeyler de olabilir.Bunu mazur göreceğinizi düşünüyorum.Kişi
leri lakapları ile yazdım “Yiğit lakabıyla anılır” umarım kimseyi
kırmamışımdır.
Hepinize kucak dolusu selamlar...

Kaynak: Kamu Saati Özel
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Guncel Son Dakika Kamu, Memur Haber