Müşteri ile 'polemik Yaptı' Hiçbir hakkını alamadan işten atıldı!

Müşteri ile 'polemik Yaptı' Hiçbir hakkını alamadan işten atıldı!

Müşteri ile 'polemik Yaptı' Hiçbir hakkını alamadan işten atıldı!
30 Ocak 2020 Perşembe 13:44

Müşteri ile 'polemik Yaptı' Hiçbir hakkını alamadan işten atıldı!

İşine dbir işçi ile müşteriler arasında olan tartışmalar bazen çok  tatsız sonuçlara varabiliyor . İşte bunlardan teki de bir çağrı merkezi şirketinde gerçekleşti. Şirket yönetimi, müşterilerle 'tartışan-polemiğe' giren çağrı merkezimde müşteri temsilcisi sıfatıyla işini sürdüren tazminatsız işinden kovuldu. Konu yargıya taşındı. Yargıtay'ın söz konusu işten gönderilmeye yönelik verdiği hükmün ayrıntıları ise aşağıdadır :

T.C.
YARGITAY
YİRMİİKİNCİ HUKUK DAİRESİ

Davacı, fesih kararının feshine  geçersizliğine ve işe geri dönüşün karar verilmesini  talep etmiştir .

Mahkeme, bu  isteği kısmen hüküm altına almıştır .

Hüküm zamanı süresince içinde davalılarca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından yapılan rapor gözlemlendi sonra dosya incelendi, sonuç konuşulup düşünüldü karara bağlandı

Y A R G I T A Y  HÜKMÜ

Davacı İsteminin Özeti;

Davacı ; davacının iş anlaşmasının iş yapma düzeyini ters hareketler , işverenin özgüvenini kötüye kullanmak iyi niyet kurallarına aykırılık  iddiasıyla bilgi vermeksizin ve hiçbir yasal hak verilmeden  4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca sonlandığına , feshin gerekçesinin   doğru olmadığını , bu nedenle davalı işverence yapılan  tek taraflı feshin geçersizliğini, davacının ................'deki işe geri dönüşünün , boşta geçen zaman işe devam ettirmeme yasal haklarının ödenmesini  istemektedir .

Davalı İsteminin Özeti;0

Davalı ; davacının müvekkil  bir kurumda çağrı merkezinde müşteri temsilcisi sıfatı görevinde

Çalıştığı  kurumda yaptığını, davacının müşteriler ile kavga tartışma  ortamı yaşayarak ve küfür ederek müşteri memnuniyetsizliğine sebep olması dışında süreçlere uygun davranmadığını, mazeretsiz ve bildirim olmaksızın  işe gelmediğini , gereksiz mola tuşlaması yaparak çağrı dağılımında adaletsizliğe sebep olduğunu, sistemi kapattığını , bu sebeple davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talebinde bulunmuştur .

Kararın Özeti:

Mahkemece, davalı patronun fesih nedeni olarak açıkladığı sebepleri ispatlamakla sorumlu bulunduğu , yukarıda belirtildiği gibi davacının iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir nedenle  dayanmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabul ettiğine , davacının kıdemi ve fesih sebebi öneme alınarak işe başlatmama tazminat tutarının davacının dört maaşlık brüt ücreti miktarı olarak belirlenmesi konusunda karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz olmuştur .

4857 sayılı Hukuk’un 18. maddesinde iş sözleşmesinin patron tarafından çalışanın tamamından veya hareketlerinden oluşan geçerli bir nedene dayanılarak feshedilebileceği belirtilmiştir . Sözkonusu geçerli nedenler 4857 sayılı Hukuk’un 25. maddesince açıklanan derhal fesih için öngörülen haklı nedenlerle olduğu gibi, bu nitelikte olmamakla beraber , işçinin ve iş yerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen durumdur . İşçinin yeterliliğinden veya hareketlerinden dolayı yaşanan sebepler ancak iş yerinde olumsuzluklara neden olması durumunda fesih için geçerli neden olabilir. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.

4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Davacının kabulünde olan, bir müşterinin telefon görüşmesi esnasında davacıya karşı nezaketsiz ve kaba bir dille konuşması yanı sıra küfür etmesi sonrasında davacının bu küfüre karşı aynı küfürü kısmen tekrarlamak suretiyle karşılık vermesi olayı dosya kapsamındaki CD çözümüne ilişkin bilirkişi raporu içeriğinde sabittir. Her ne kadar olaydaki müşterinin haksız hareketi ve davacı bakımından ettiği küfür ifadesi içeriğindeki olumsuzluk davacı bakımından kabul edilemez bir durum olsa da davacının sağduyulu ve profesyonelce hareket etmeyerek müşteriye küfür ile cevap vermesi işveren bakımından geçerli fesih sebebi oluşturmakla davanın reddi gerekirken kabulü kararı yerinde olmayıp 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Hükmün BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-Davanın REDDİNE,

3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 30.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Kaynak: Kamu Saati Özel

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Guncel Son Dakika Kamu, Memur Haber