Bazı durumlarda fazla mesaiye kalmayan yanar!

Gebzede bir fabrikanın torna işçisi, patronun fazla mesaiye kalacaksın talimatına uymayınca tazminatsız işten atıldı. Yerel Mahkeme, fabrikanın vardiya usülüyle çalışması nedeniyle, davacı işçiyle aynı nitelikteki diğer işçilerin vardiyasının başlamasının, işçi için fazla mesaiye kalmayı gerektirecek bir durum olarak görmedi, torna işçisini işe iade etti. İşverenin temyizi üzerine, Yargıtay, işe iade kararını bozdu. Fazla mesaide zaruret hali varsa, mesaiye kalmak zorunlu dedi.

Bazı durumlarda fazla mesaiye kalmayan yanar!
15 Aralık 2021 Çarşamba 20:59

Gebzede bir fabrikanın torna işçisi, patronun fazla mesaiye kalacaksın talimatına uymayınca tazminatsız işten atıldı. Yerel Mahkeme, fabrikanın vardiya usülüyle çalışması nedeniyle, davacı işçiyle aynı nitelikteki diğer işçilerin vardiyasının başlamasının, işçi için fazla mesaiye kalmayı gerektirecek bir durum olarak görmedi, torna işçisini işe iade etti. İşverenin temyizi üzerine, Yargıtaydan kötü haber geldi.

FAZLA MESAİDE TALİMATA UYMAYAN İŞÇİYE EMSAL KARAR

Patronun 'fazla mesaiye kal' deyip, bu talimatına uymayan işçiler için emsal karar...

Patronun fazla mesaiye kalması gerektiği talimatına uymayınca işine son verilen torna işçisi, soluğu iş mahkemesinde aldı. Feshin geçerli sebeplere dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatını istedi.

İŞVEREN 'HAKLIYIM' DEDİ

İşveren ise, feshin haklı ve geçerli sebebe dayandığını iddia etti. Fesih tarihinde işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi'nin 19. maddesinde, zaruret halinde işçinin fazla mesaiye kalmasının zorunlu olduğunu söyledi.

İŞ MAHKEMESİ İŞÇİYİ HAKLI BULDU

Dosyayı inceleyen iş mahkemesi, davacı işçinin işe iadesine karar verdi. İş Mahkemesi kararında; '..Davacının fazla mesaiye kalmak istemeyerek kalmadığı, işyerinin normal çalışmasına ve üretimine devam ettiği, diğer vardiyalarda da davacı ile aynı bilgiye sahip çalışanların bulunduğu, davacının bu işi daha iyi yapabileceği kanaatiyle davacıya yaptırılmak istendiği, bu sebeple feshin haklı veya geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ..'karar verdi.

YARGITAY TOPLU SÖZLEŞMEYE ATIFTA BULUNDU

Fazla mesai için zaruret var mı bakılmalı.

Davalı işverenin kararı temyizi üzerine, dosyayı yeniden deeğerlendiren Yargıtay, emsal nitelikte fazla mesai kararı verdi.

Kararda özetle şöyle denildi;

'...davalı şirketin iştigal konusunun alüminyum ve kalıp işi olduğu davacının ise davalı işyerinde torna tesviye alanında 02.01.2006 tarihinden 05.03.2010 tarihine kadar çalıştığı, olay günü fazla mesaiye kalması talep edilmesine rağmen kalmadığı işverence bu durum haklı fesih nedeni yapılarak iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır. Fesih tarihinde işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi'nin 19. maddesi, zaruret halinde işçinin fazla mesaiye kalmasının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Dava konusu işte uzman bir bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak olay günü fazla mesaiye kalınması istenen işin görülmesinde zaruret bulunup bulunmadığı, bu suretle fazla mesaiye kalmayı zorunlu kılan şartların mevcut olup olmadığı tespit edilmeli..' dedi.

Karar İçeriği
22. Hukuk Dairesi 2011/14083 E. , 2012/6792 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gebze 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 09/11/2010
NUMARASI : 2010/356-2010/697

Davacı vekili, davalı iş yerinde davacıya yazılı olarak fesih gerekçesinin bildirilmediğini, fesih sebebiyle de davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını feshin geçerli sebeplere dayanmadan fesh edildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde tornacı olarak çalıştığını, 05/03/2010 tarihinde iki gözlü silindir blok kalıbındaki dökümden kaynaklanan sıkıntıların giderilmesi için kalıpta kullanılan kovan çapının 70 mm. den 74 mm.'ye çıkarılmasının zorunlu hale geldiğini, bu sebeple kalıphanedeki tornada bu işlemin kabasının yapılması ve müşteriye karşı cezaya muhatap olunmaması için acilen fazla mesai yapılması gerektiğinden davacıya bildirimde bulunulduğunu, davacının fazla mesaiye kalmayı kabul ettiğini, daha sonra ise fazla mesaiye kalmaması nedeniyle müşteriye ceza ödenmek zorunda kalındığını, ayrıca 2 vardiya iş kaybı oluştuğunu, davacının çalışmaya başladığı tarihten itibaren disiplinsiz davranışlar sergilediğini, disiplinsiz davranışları nedeniyle 05/03/2010 tarihinde iş akdinin yazılı olarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi gereğince son verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece işyerinde üç vardiya çalışıldığı, diğer vardiyalardaki elemanların yapabilecekleri işler olduğunda yaptıkları, yapamadıklarında tornacılık işinde ve tek vardiya olarak çalışan davacının fazla mesaiye çağrılarak arızayı gidermesinin istendiği, davacının da olay öncesinde gerek duyulduğunda itirazsız fazla mesaiye kaldığı, fazla mesaiye kalmanın işçinin rızasına bağlı olmakla birlikte çok acil iş olduğunda bu iş yapılmadan üretim devam etmemekte ise çalışanın fazla mesaiye kalmasının gerektiği, oysa müşteri tarafından şikayet edilen hususun bir iki aydır incelendiği, en son sorunun nedeni olarak görülen kovan çapının 70 mm'den 74 mm'ye çıkarılmasına karar verildiği, cezai şartın davacının bir gün fazla mesaiye kalmamasından kaynaklanmadığı, mesai bitimine yakın bir zamanda davacıya kovan çapının düzeltilmesi için fazla mesaiye kalmasının söylendiği, davacının fazla mesaiye kalmak istemeyerek kalmadığı, işyerinin normal çalışmasına ve üretimine devam ettiği, diğer vardiyalarda da davacı ile aynı bilgiye sahip çalışanların bulunduğu, davacının bu işi daha iyi yapabileceği kanaatiyle davacıya yaptırılmak istendiği, bu sebeple feshin haklı veya geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davalı şirketin iştigal konusunun alüminyum ve kalıp işi olduğu davacının ise davalı işyerinde torna tesviye alanında 02.01.2006 tarihinden 05.03.2010 tarihine kadar çalıştığı, olay günü fazla mesaiye kalması talep edilmesine rağmen kalmadığı işverence bu durum haklı fesih nedeni yapılarak iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır.


Fesih tarihinde işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi'nin 19. maddesi, zaruret halinde işçinin fazla mesaiye kalmasının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Dava konusu işte uzman bir bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak olay günü fazla mesaiye kalınması istenen işin görülmesinde zaruret bulunup bulunmadığı, bu suretle fazla mesaiye kalmayı zorunlu kılan şartların mevcut olup olmadığı tespit edilmeden salt tanık beyanları değerlendirilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Kaynak: Kamu Saati Özel
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.