Aym'den Toplumun Vicdanını Kanatan Skandal Karar

Akademisyenlerin bildirisi, Aym'den Toplumun Vicdanını Kanatan Skandal Karar, Anayasa Mahkemesinden beklenmedik karar, ana yasa mahkemesi, Anayasa mahkemesi ne yapmaya çalışıyor, Anayasa mahkemesinden pkk ve diğer terör örgütlerine destek niteliğinde karar, terör kapsamın KHK atılan akademisyenler,

Aym'den Toplumun Vicdanını Kanatan Skandal Karar
30 Temmuz 2019 Salı 23:40

AYM, hendekçi akademisyen kararının gerekçesini açıkladı


Hendek operasyonlarına destek veren akademisyenlere hak ihlali yapıldığını söyleyen mahkeme, gündemdeki Ağır Eleştirilere ve Toplum Vicdanına aykırı olarak "İfade özgürlüğü kapsamında kalabilir" dedi.

AYM, gündeme bomba gibi düşen hendekçi akademisyen kararının gerekçesini açıkladı

Geçtiğimiz hafta alınmış olan kararda Anayasa Mahkemesi, hendek operasyonları sırasında "Barış Bildirisi" adı altında bir bildiri yayınlayan ve devletin katliam yaptığını söyleyen; bu nedenle görevlerinden uzaklaştırılan akademisyenlerin toplumun vicdan ve toplumunun temel taşı vicdanları sızlatan bir açıklama yaparak haklarının ihlal edildiğini açıkladı.
"İÇERİĞİNE KATILMADIĞIMIZ SÖZLER DE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA KALABİLİR"

Bu karar gündeme bomba gibi düştükten sonra vidanları sızlatmış olarak  çok tartışılırken Anayasa Mahkemesi, kararın gerekçesini detaylı açıklamasını bugün yayınladı. Karar metninde; "AYM'ye Başvuranların (devleti terörle suçlayan) bildirinin altına imza attıkları açıklama gerçekten de toplumun büyük çoğunluğu için kabul edilemez bir içeriğe sahiptir. Terörle mücadele eden devleti, her ne olursa olsun halka 'katliam', 'kıyım' ve 'işkence'  'terör' yapmakla suçlayan bir açıklamaya katılmak elbette mümkün değildir.

Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin hiçbir şekilde içeriğe katılmadığı sözler ve ifadeler de ifade özgürlüğü kapsamında kalabilir." gibi toplumun vicdanını kanatan dikkat çeken ifadeler yer aldı.

Anayasa Mahkemesi kararında, öne çıkan kısımlar şunlar;
'KIYIM, İŞKENCE, KATLİAM' İFADELERİNE KATILMIYORUZ dedi

"...

Anayasa Mahkemesi,AYM başvuru odağının merkezinde yer bulan bildirinin taraflı bir kesimden ve tek taraflı hazırlandığı, abartılı olmak üzere yorumlar içerdiği, güvenlik güçlerimize karşı incitici ve saldırgan ve suçlayıcı bazı ifadeler barındırdığının da farkındadır.
 Hendek Akademisyenleri Bu bildirinin Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade özgürlüğünün korumasından yararlanması gerektiği yönündeki yorumları incelemiş Anayasa Mahkemesi'nin bildiride yer alan düşünceleri paylaştığı veya desteklediği anlamına gelmez.
diyerek te adeta bir komediye imza attı. nasıl oluyor da hem akademisyenler suçsuz söyleminde bulunuyor ve ardından katılmıyoruz diyebiliyorsunuz.

Hendek Akademisyenleri yani AYM'ye başvuranların bildiri tarzında altına imza attıkları açıklamayı, gerçekten de halkın büyük çoğunluğu için kabul edilemez bir içeriğe sahiptir. Terörle mücadele eden devleti, halka topluma 'katliam', 'kıyım' ve 'işkence' terörist olarak adlandırıp yapmakla suçlayıcı bir açıklamaya bildirye katılmak elbette mümkün değildir.
Bildiride yer alan İFADELERİN AÇIKLAMANIN DOĞRU YA DA RAHATSIZ EDİCİ OLMASI BELİRLEYİCİ OLAMAZ dedi

Bununla beraber, Anayasa Mahkemesi'nin bildirinin hiçbir şekilde içeriğine katılmadığı sözler de açıklamalarda  ifade özgürlüğü kapsamında kalabilir. Bir açıklama veya bildirinin ifade özgürlüğü kapsamında hangi durumlarda kalıp kalmadığı değerlendirilirken söz konusu bildiri ifadelerinin açıklamanın doğru ya da rahatsız edici olup olmadığı belirleyici olmaz. Burada kullanılmış sözlerin terör örgütünün şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini devleti aşağılayıcı sözlerini bildirilerini meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere bildirilere ve açıklamalara başvurmayı teşvik edecek şekilde olup olmadığının acilen tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir.

...
OPERASYONLAR HAKKINDA YORUM YAPILMASI NORMAL KARŞILANMALIDIR

Bildiride, Devletimize karşı olarak eleştiri sınırlarının, bireylere karşı eleştirilere göre çok daha geniş olduğuda  bir tereddüt yoktur. Yaklaşık on ay boyunca süren terör operasyonlarında, on bir şehirde terör örgütüne karşı yapılan ve bilge halkının ve milyonlarca insanın hayatını etkileyen operasyonlarda kamuoyu basın tarafından sürekli takip edilmesi ve operasyonlar hakkındaki neticeler ve  değerlendirmeler yapılması normal karşılanmalıdır.

...
AĞIR ELEŞTİRİLERE DAHA FAZLA TAHAMMÜL EDİLMESİ GEREKİR

Hendek Akademisyenleri tarafından yapılan Bildirinin Açıklamananın imzalanmasına neden olan operasyonları yürüten Devletin kolluk kuvvetlerine  karşı çok ağır eleştiriler ve ithamlarda bulunulabileceğinin öngörülmesi ve demokratik çoğunluk açısından da bunlara daha fazla tahammül sınırları içerisinde karşılanması gerekir. bütün bunlar dikkate alındığında detaylı incelendiğinde Devletin halkın huzuru ve mutluluğu için operasyonları sanki halka yapmış gibi gösteren Hendek akademisyenlerinin mahkûmiyetlerinin zorunlu bir toplumsal bir ihtiyaça karşılık gelmediği sonucuna ulaşılmıştır.

...
CEVAP OLARAK CEZA VERİLMEMELİDİR

Devletin Gücünü idare eden organlar, devlet politikalarına yönelik olarak eleştirilere cevap verilmesi incelenmesi araştırılması noktasında ülkemizdeki herkesten daha fazla imkâna ve beceriye sahip olmakla birlikte Özellikle son derece saçma ve ilgisiz komik bile görünmüş olsa dahi  muhaliflerin haksız saldırı ve eleştirilerine farklı yollardan cevap verme imkânının olduğu sürece bu durumlarda ceza kovuşturmasına başvurulmamalıdır.

Anayasa Mahkemesi bütün eleştirilere ve  toplumun vicdanına aykırı olarak devleti terörist ilan eden bildireye imza atan akademisyenleri haklı bulmuş açıklanan gerekçelerle, Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir." dedi

HER KESİMDEN TOPLUMUN TEPKİSİNİ ÇEKEN KARARA HALK TARAFINDAN TEPKİLER SÜRÜYOR.

BAZI YORUMLAR ŞÖYLE;

- Bugün tımarhanede... Anayasa Mahkemesi imzacı akademisyenlerin ifade özgürlüğü haklarının ihlal edildiği kararını oy çokluğu ile, hatta oy eşitliği ile aldı. Bunun üzerine, ne bir fazla, ne bir eksik, tam 1071 akademisyen, Anayasa Mahkemesi'nin kararını protesto eden bir dilekçe kaleme aldı. Tam ilahi sayı karşısında tımarhane sakinleri avuçlarını huşu içinde göğe açmış mırıldanıyorlardı ki, bazı akademisyenler ilahi 1071 sayısını tutturmak için iradeleri dışında imzalarının atıldığını beyan etti. Bu arada Anayasa Mahkemesi sanki düşünceleri sorulmuş gibi dilekçenin saygısız ve haksız ve iğrenç ifadelerle dolu olduğunu ama gene de ifade özgürlüğü kapsamına girmesi gerektiğini uzun uzun açıklayarak adının Amayasa Mahkemesi olarak değiştirilmesi gerektiğini beyan etti.. Bütün bunlar olurken, imzacılardan ve ifade özgürlüğünden yana olan muhalefet partisinden bir vekil, protesto dilekçesinin Anayasa ihlali olduğunu belirtti. Bugün tımarhanede daha fazla olay olmuştur da, ben ancak bu kadarına yetişebiliyorum.

-Bildiriyi açtım yine okudum, bu bildiriyi alın Kandil’e verin bundan daha iyi yazamazlardı ,
Bu bildiriye imza atanların anayasa mahkemesi tarafından ifade özgürlüğü adı altında değerlendirmek Hendek operasyonlarında şehit olan genç asker polis sivil vatanseverlere ihanettir.

-Anayasa Mahkemesi dün terör destekçisi akademisyenlere arka çıkarken, bugün de arkası kalın baklavacılar serbest bırakıldı... Şaşırdık mı ? Elbette hayır...

- Anayasa hakimi değil AMAYASA hakimi bunlar anayasa mahkemesi hakimleri toplumun vicdanını kanatmıştır bundan sonraki açıklamaların tamamı anayasa mahkemesinin ifade özgürlüğükapsamında teröristlere herşey seberst YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE...


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Guncel Son Dakika Kamu, Memur Haber