1994, 2001 ve 2007'deki ekonomik krizlerde neler yaşandı?

1994, 2001 ve 2007'deki ekonomik krizlerde neler yaşandı?Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 18 Kasım'daki Para Politikası Kurulu'nda (PPK) politika faizini 100 baz puan daha indirdi. Faiz, yüzde 16'dan yüzde 15'e düşürdü. Karar sonrası yeniden yükselişe geçmeye başlayan Dolar/TL kuru, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 22 Kasım'daki "Kur artışı istihdamı artırır" sözünün ardından 12,48'i gördü.

1994, 2001 ve 2007'deki ekonomik krizlerde neler yaşandı?
Admin
Admin
24 Kasım 2021 Çarşamba 10:30

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 18 Kasım'daki Para Politikası Kurulu'nda (PPK) politika faizini 100 baz puan daha indirdi. Faiz, yüzde 16'dan yüzde 15'e düşürdü. Karar sonrası yeniden yükselişe geçmeye başlayan Dolar/TL kuru, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 22 Kasım'daki "Kur artışı istihdamı artırır" sözünün ardından 12,48'i gördü.

Mevcut şartlarda kurdaki yükseliş trendinin süreceğine yönelik tahminler akıllara, Türkiye'nin son 30 yılda yaşadığı ekonomik krizleri getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2018'de Türk Lirası'nın sert değer kaybettiği dönemde, yaşananların 1994, 2001 ve 2007 krizlerinden farklı olduğunu söylemişti.

Peki Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan bu krizlerin nedenleri nelerdi. Bu dönemlerde neler yaşandı?

1994 KRİZİ

Türkiye'de bugün ekonomistler tarafından kötü ekonomi yönetimi ve popülist politikaların yol açtığı krizlerin en önde gelen örnekleri arasında gösteriliyor.

1990'lı yıllarında devlet ağırlıklı olarak harcamaları için kamu bankalarından borç kullanmaya başladı ve zaman içerisinde çok ciddi bir borç yükünün altına girdi.

Bu dönemde, özel bankalarda yüksek faiz vererek mevduat topladı ve kamuya da yüksek faizle krediler verdi.

Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın hayatını kaybetmesinin ardından yerine Süleyman Demirel'in seçilmesiyle Tansu Çiller de 1993 yılında başbakanlık koltuğuna oturdu.

Çiller, ekonomi yönetiminde söz sahibi olan tüm kamu kurumlarını kendine bağladı.

1993 yılı sonlarında ve 1994 başında hem bütçe hem de cari açık çok ciddi düzeylere yükselmişti.

Hükümet, kamunun borç yükünü azaltmak için faizleri indirmeyi hedefleyen bir dizi adım attı. Bunlar arasında Hazine'nin borçlanma ihalelerinin iptali ve tahvil ile bonodan elde edilen faiz gelirleri üzerindeki vergi oranlarının artırılması da yer alıyordu.

Borçlanma ihalelerinin iptaliyle yaşanan gelir kaybını engellemek için hükümet "PTT'nin T'sini satmaya" karar verdi. Telefon hizmetlerinin özelleştirilmesi için ihale süreci başlatıldı.

O dönemde Türkiye'nin toplam borcu 40 milyar dolar civarında bulunuyordu. Özelleştirmeden beklenen gelir için de 35-40 milyar dolar biri sayılar telaffuz ediliyordu.

Ancak, bu özelleştirme süreci Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Bunun üzerine Türkiye'den çok ciddi sermaye çıkışı görülürken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları da not düşürdü.

Sermaye çıkışıyla birlikte Ocak 1994'te dolar bir günde yüzde 14 değer kazandı. Ocak ile ekonomik bir dizi önlemin alındığı Nisan ayları arasında lira, dolar karşısında yüzde 160'ın üzerinde değer kaybetti.

Çiller başbakanlığındaki hükümet, 5 Nisan 1994 tarihinde bir ekonomik önlem paketi açıkladı.

Bu kararlar kapsamında lirada devalüasyona gidilirken, başka TEKEL ürünleri ve akaryakıt olmak üzere vergi oranlarında çok ciddi artışlar yapıldı. Türkiye, Mayıs 1994'te Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 14 aylık bir stand-by anlaşması imzalandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.