banner120
Öne Çıkanlar resmi gazete ata aöf bilişim personeli 28 ekim 2016 KPSS Ortaöğretim

Sadeddin Köpek kimdir? Sadeddin Köpek gerçekten hain midir? Tarihte böyle biri var mı?

Diriliş Ertuğrul dizisinde bu sezon boyunca Moğolla yaptığı işbirliğiyle gündeme gelen Sadeddin Köpek kimdir? Noyan ve Gümüştekin ile işbirliği yapan Sadeddin Köpek hain midir? Diriliş Ertuğrul dizisi 46. bölümün sonunda diziye giren Sadeddin Köpek oyuncusu kim? Gerçekten hain mi?

Sadeddin Köpek kimdir? Sadeddin Köpek gerçekten hain midir? Tarihte böyle biri var mı?

Soyadı ile daima gündeme gelmiş tarihi sima, Diriliş Ertuğrul'da da Noyan'ın Selçuklu'daki haini, işbirlikçisi Sadeddin Köpek kimdir? Diriliş Ertuğrul dizisine 46. bölümde askerleriye birlikte Kayı Obası'na gelerek giren Sadeddin Köpek gerçekten hain midir? Sadeddin Köpek kimdir? İşte Sadeddin Köpek'in gerçek kimliği

Anadolu Selçuklu Devleti'nin devlet adamlarından biri olan Sadeddin Köpek,  I. Alaeddin Keykubad ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemlerinde görev yapmış, sözüne itibar edilmiş bir devlet adamıdır. Sözü sultan sözü kadar değerlidir. 

Sadeddin Köpek hakkında detaylı bilgi olmamasına rağmen annesinin ve babasının Konya'nın saygıdeğer ailelerinden olduğu bilinmektedir. Annesinin Şehnaz Hanım olduğu düşünülür. Gerçek adı Köpek bin Muhammed olan kişinin lakabı ise Sadeddin'dir. 

Dizide Moğol komutan Ögeday ve Noyan ile işbirliği yapmış ve hain ilan edilmiştir. Sadeddin Köpek gerçekte de haindir. 

II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in tahta çıkmasından sonra Sadettin Köpek tarafından, sultanın kardeşinin tarafını tuttuğu gerekçesiyle Anadolu'ya yerleşmiş olan Harzemşahlar'ın önemli liderlerinden Kayır Han' ı tutaklatıp ve sonrasında öldürtmesiyle Harzemşah beyleri Anadolu' da geçtikleri yerleri yağmalayarak Harran, Urfa, Rakka ve Suruç gibi yerleri ele geçirerek buralara yerleştiler. Daha sonra devlet yönetiminde iyice güçlenen Sadeddin Köpek, kendisi için tehdit gördüğü önemli devlet adamlarını ve kişileri çeşitli sebeplerden öldürtmeye başladı. Atabey Şemseddîn Atunapa, Tâceddîn Pervâne, saltanat naibi Kemâleddîn Kâmyar gibi önemli devlet adamlarını öldürttü ve Hüsâmeddîn Kaymerî, Celâleddîn Karatay gibi devlet adamlarını da görevlerinden uzaklaştırttı. Saltanat naibliği ve Pervanecilik görevlerine getirildi. Gücünü kanıtlamak amacıyla Melikü’l-Ümerâ unvanıyla çıktığı seferde, Eyyubiler'in denetiminde olan Samsat kalesi ile diğer bazı kaleleri ele geçirdi ve bütün bu başarılarından sonra Anadolu Selçuklu tahtına geçmeyi düşünen Sadettin Köpek, tahtta hak iddia edebilmek için I. Gıyaseddin Keyhüsrev' in gayrimeşru çocuğu olduğu yönünde hikaye ortaya attı. Saadeddin Köpek'in gücünün aşırı derecede artmasından endişelenen II. Gıyaseddin Keyhüsrev, 1238 yılının sonbaharında Sadeddin Köpek' le birlikte Kubadabad Sarayı'na geldi. Sultan Keyhüsrev burada verdiği bir ziyafet sonrasında Sivas subaşısı Hüsamettin Karaca' nın yardımıyla Sadeddin Köpek'i 1239 yılında öldürttü. Cesedi demir bir kafes içerisine konulup kale duvarına asılarak halka gösterildi.

Sadeddin Köpek' in hayatının ilk yılları hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Ancak baba ve annesinin Konya' nın saygın ailelerine mensup olduğu ve annesinin adının Şehnaz Hanım olduğu yönünde iddialar bulunmaktadır[1]. Gerçek adı "Köpek bin Muhammed", lakabı ise Sadeddin'dir. I. Alaeddin Keykubad döneminde emirlik görevinde bulunmuştur. Tarihçi İbn Bîbî tarafından emîr-i şikâr, nakkaş ve mimar olarak bahsedilmiştir. 1226 yılında I. Alâeddin Keykubad’ın Harput civarında Eyyûbîler’le yaptığı savaşta Selçuklu ordusunun sol kanat kuvvetlerinin kumandanlığını yaptı. Beyşehir gölü yakınlarındaki Kubadabad Sarayı' nın mimarı olan Sadeddin Köpek, 1235-1236 yılları arasında Konya ve Aksaray şehirleri arasında bulunan ve günümüze kadar ulaşabilen Zazadin Hanı' nı da inşa etmiştir. I. Alaeddin Keykubad' ın ani ölümünden (1237) sonra, oğulları arasında çıkan taht kavgalarında II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in tarafını tutarak onun tahta çıkmasını sağladı. İbn Bîbî gibi dönemin tarihçilerine göre I. Alaeddin Keykubad' ın zehirlenerek öldürülmesinde ve veliahdı İzzeddin Kılıç Arslan' ın tahta çıkmasının engellenmesinde önemli rol oynadığı belirtilmektedir.

Sadettin Köpek Neden Öldürüldü? 

Moğolların Anadolu’ya akınlarının arttığı bir dönemde, Sultan I.Alaeddin Keykubad, Kayseri’de ölür(1237). Keykubat ölmeden önce veliaht olarak küçük oğlu İzzeddin Kılıç Arslan’ı tayin eder, fakat bir zamanların muzaffer komutanı ve dönemin sadık veziri Saadettin Köpek’in desteğiyle Keykubat’ın yerine varisi Kılıç Arslan değil de büyük oğlu 2. Gıyaseddin Keyhüsrev geçirilir. Köpek, Anadolu’da bulunan güçlü emirlerini kullanarak, İzzeddin Kılıç Arslan’ı taht kavgasında rahatlıkla saf dışı bırakılmıştır. Sonrasında Keyhüsrev’in tahta çıkmasında etkili olan Sadeddin Köpek devlet yönetiminin avucunun içinde olduğunu düşünmüştür. Köpek’in asıl amacı Sultan Keyhüsrev’i de saf deışı bırakarak kendisinin sultan olmasıdır. Kendi desteği ile tahta çıkan Keyhüsrev’i çok rahat alt edebileceğini düşünmektedir, fakat  bir sorun vardır o da Köpek’in Selçuklu soyundan olmamasıdır. Bu sorunu ortadan kaldırmak için kendisinin anne tarafından Selçuklu soyundan olduğu söylentisini yaymaya başlar. Durumu fark eden II.Gıyaseddin Keyhüsrev, Sadeddin Köpek’in kendisini alt etmesini beklemeden Sivas subaşısı Hüsamettin Karaca’yı, Köpek’i öldürmekle görevlendirir. Hüsamettin, Köpek’i de davet ettiği bir yemek düzenler, yemek sırasında Karaca’nın adamları Köpek’i öldürürler. (1239)

Farklı Bir Kaynaktan Sadeddin Köpek
Sultanı istediği gibi yönlendiren Sâdeddin Köpek’ten diğer devlet adamları ve emîrler korkmaktaydı. Hatta bu sırada önemli bir görevde bulunmayan, fakat daha sonraki yıllarda Anadolu Selçuklu Devleti’nin kaderine tesir edecek olan emîr Celâleddin Karatay bu korkuyla görevini bırakıp bir köşeye çekildi. Gücü günden güne artmakla birlikte siyasî ve askerî alanda herhangi bir başarısı bulunmayan Köpek, kendini yüceltecek önemli bir zafer elde etmek amacıyla ordunun başına geçerek Eyyûbîler’in hâkimiyeti altındaki Sümeysât (Samsât) Kalesi’ni kuşattı. Kalenin idaresini elinde bulunduran hıristiyanlar direnecek durumda olmadıklarından uğurlu saydıkları meşhur haçlarına dokunulmaması şartıyla kaleyi teslim ettiler (Zilkade 635 / Haziran-Temmuz 1238). Bu sırada civarda bulunan bazı kaleler de ele geçirildi. Sâdeddin Köpek, sefer dönüşü eski emîrlerden Hüsâmeddin Kaymerî’yi işlemediği bir suçla itham ederek Malatya’da tutuklatıp mallarına el koydu. Sümeysât’ın ele geçirilmesinin ardından nüfuzu bir kat daha artan Köpek, başarılı bir kumandan ve tecrübeli bir devlet adamı olan Kemâleddin Kâmyâr’ı Konya yakınlarında Gâvele (Gevele) Kalesi’ne göndererek orada öldürttü. Bu olaydan sonra II. Gıyâseddin Keyhusrev’i de saf dışı bırakıp Selçuklu tahtına oturmanın hesaplarını yapmaya başladı. Ancak bunun için Selçuklu hânedanına mensup olduğunu ispatlaması gerekiyordu. Köpek bu konuda da bir çözüm yolu buldu. Annesi Şehnaz Hatun’un Sultan I. Gıyâseddin Keyhusrev ile gayri meşrû ilişkisi olduğunu, I. Gıyâseddin’den iki aylık hamile iken bir başkasıyla evlendiğini, kendisinin bu nikâhtan yedi ay sonra dünyaya geldiğini, yani I. Gıyâseddin Keyhusrev’in gayri meşrû çocuğu olduğunu iddia etti. Öte yandan devletin kötü gidişinden sultanı sorumlu tuttu ve onun Abbâsî halifelerinin sancağını değiştireceği, Abbâsîler’i tanımayacağı söylentisini yaymaya başladı. Bu iddialar sultanın ve halkın tepkisine yol açtı. Sâdeddin Köpek’i bertaraf etmeye karar veren sultan çok güvendiği hassa kölelerinden birini gizlice Sivas Subaşısı Hüsâmeddin Karaca’ya gönderip Sâdeddin Köpek’in ortadan kaldırılmasını emretti. Hüsâmeddin Karaca, Kubâdâbâd Sarayı’n-da bulunan sultanın yanına gitmeden önce Sâdeddin Köpek’e misafir olarak güvenini kazanmaya çalıştı ve kendisine sultanın hizmetine girmek istediğini bildirdi. Sâdeddin nezdinde gittikçe itibarı artan Hüsâmeddin Karaca daha sonra bir ziyafet sırasında Köpek’i öldürmeye çalıştıysa da başaramadı. Ancak bu esnada Emîr-i alem Togan’ın kılıç darbesiyle yaralanan Köpek kendini sultanın şaraphanesine attı; burada şarabdâr ve adamları tarafından öldürüldü. Cesedi demir bir kafes içine konularak Kubâdâbâd Sarayı’nın kale burcuna asıldı (muhtemelen Cemâziyelevvel 636 / Aralık 1238).

Sâdeddin Köpek hakkında geniş bilgi veren İbn Bîbî onun halka iyi davrandığını, mazlumlara yardım edip zalimleri şiddetle cezalandırdığını, özellikle iktâ sahiplerinin çiftçilerden haksız vergi almalarını önlediği için onlar tarafından çok sevildiğini, cömert ve hoşsohbet olduğunu söyler. Köpek’in Hârizmliler’e karşı yanlış politika izlemesi ve çok değerli devlet adamlarını öldürtmesi devletin temellerini sarsmış, bu sebeple Anadolu Selçuklu tarihinde kötü şöhret kazanmış ve uğursuz bir kişi olarak tanınmıştır. Osmanlı tarihçilerinden Müneccimbaşı Ahmed Dede ondan “habis Köpek” diye bahseder, yaratılıştan soysuz, müfsit ve hasetçi bir emîr olduğunu kaydeder. Sâdeddin Köpek’in 633-634 (1236-1237) yıllarında Konya’ya 22 km. uzaklıkta, Aksaray-Konya karayolundan 5 km. içeride Tömek köyü yakınında yaptırdığı kervansaray Zazadin Hanı diye meşhurdur. “Zazadin” ismi Sâdeddin’in halk arasında söylenen bir şeklidir. Bazı araştırmacılar, Arapça kitâbede yer alan “Köpek” kelimesinin “b” ile yazılmasından dolayı ismin Kübek veya Köbek olabileceğini kaydederse de bu durumun Arapça’da “p” harfinin bulunmayışıyla ilgili olduğu açıktır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.