banner120
Öne Çıkanlar branş sıralama 2016 LYS 2017 diyanet takvimi fransa Türkiye ais

PYD bölgesindeki Kürtlere yaşam hakkı tanımıyor

Terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD, kontrol ettiği bölgelerde kendi ideolojisine yakın olmayan Kürt partilerine ve siyasetçilere yaşam hakkı tanımıyor.

PYD bölgesindeki Kürtlere yaşam hakkı tanımıyor

ERBİL (AA) - Terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD, kontrol ettiği bölgelerde kendi ideolojisine yakın olmayan Kürt partilerine ve siyasetçilere yaşam hakkı tanımıyor. Diğer Kürt partilerinin bölgede çalışmasını engelleyen PYD, Irak'ta Mesut Barzani himayesinde eğitilen 6 bin Suriyeli Peşmergenin Suriye'ye dönmesine izin vermiyor.

Suriye’de 15 Mart 2011’de başlayan ayaklanmanın parçası olmayan Kürt siyasi partileri, kendi bölgelerini koruyabilmek ve saldırılara karşı koyabilmek için farklı arayışlara yöneldi. Mesut Barzani'nin öncülüğünde Erbil'de toplantılar yapıldı. PYD kontrolündeki Batı Kürdistan Halk Meclisi (MGRK) ile Barzani’ye yakın partilerin oluşturduğu Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENSK) birlikte hareket etmek için 11 Temmuz 2012’de Erbil'de bir anlaşma imzaladı.

PYD Eşbaşkanı Salih Müslim anlaşmaya bağlı kalacaklarını bildirdi. Anlaşmaya göre, Kürtler kendi bölgelerini muhtemel saldırılara karşı savunmak için askeri birlikler oluşturacaktı. Siyasi meseleleri ise iki taraftan beşer kişinin teşkil ettiği Kürt Yüksek Komitesi yönetecekti.

Bu anlaşmanın ardından Esed'e bağlı askerler Kuzey Suriye'den tamamen çekildi ve böylece kontrol Kürt güçlerinin eline geçti. Erbil Anlaşması’nın uygulanması ve söz konusu bölgelerin yönetimini PYD’nin diğer Kürt partileriyle birlikte üstlenmesi beklenirken PYD, Halk Savunma Birlikleri'ni (YPG) kullanarak bölgedeki tüm kontrolü ele geçirdi. Erbil Anlaşması hayata geçmediği gibi, diğer Kürt partilerin bölgede siyaset yapması yasaklandı.

Sonraki süreçte, tarafların uzlaşması için ikinci Erbil Anlaşması imzalansa da, yine PYD'nin tutumu nedeniyle bir sonuca varılamadı. Bunun üzerine Mesut Barzani, Suriye'den gelen Salih Müslim'in Peşhabur Sınır Kapısı'ndan Kuzey Irak'a alınmasına izin vermedi. Aradaki gerginlik nedeniyle PYD'liler ve PKK'lılar Barzani'yi hedef alan sert açıklamalar yaptı.

Mesut Barzani, PYD'nin Erbil Anlaşmasına uymamasına ilişkin, “Üzüntüyle belirtmeliyim ki PYD bu anlaşmaya bağlı kalmadı, bütün tarafları dağıttı. Silah zoru ve rejimle yaptığı gizli anlaşmalarla emrivaki yaparak kendisini askeri güç ilan etti” demişti.

Kantonlar ilan edildi

PYD, Esed rejiminden teslim aldığı Cizre, Kobani ve Afrin bölgelerinde kontrolü ele geçirdikten sonra, 2013'ün Kasım ayında "Kurucu Meclis" ilan etti ve 7 Ocak 2014'te "demokratik özerklik" kurduğunu açıkladı. PYD lideri Salih Müslim, bunun geçici yönetim ilanı olmadığını, ancak uygulamanın ilk adımı olduğunu söylemişti.

PYD, 21 Ocak'tan itibaren Cizre, Kobani ve Afrin'de "demokrat özerklik" adıyla "kanton yönetimleri" kurduğunu ilan etti. Ardından DAEŞ'ten aldığı Telabyad'da dördüncü kantonu kurduğunu duyurdu.

Suriye'nin kuzeyindeki diğer Kürt siyasi parti liderleri, PYD'nin "emrivaki" yaparak ilan ettiği kantonları kabul etmediklerini ifade etti.

Suriye Kürdistan Demokrat Partisi Genel Başkanı Suud Mele ise açıklamasında, "PYD'nin ilan ettiği kantonları tanımıyoruz. Bu tarz bir siyaseti yanlış buluyoruz. Atılacak adımların istişareyle gerçekleştirilmesinden yanayız. Ancak PYD'nin zihniyeti tekçidir. Sadece kendisini bölgenin sahibi görüyor" ifadelerini kullanmıştı.

ENKS Başkanı İbrahim Bro da "PYD'nin Suriye Baas rejiminden hiçbir farkı yoktur. Baas rejimi de bizi zindanlara atıyor, işkence ediyor ve öldürüyordu, PYD de bunları yapıyor. Onlar da siyasi görüşlerimiz nedeniyle bizi sınır dışı ediyordu, PYD de onun gibi düşünmediğimiz için kendi toprağımızda bize yaşam hakkı tanımıyor" diyerek PYD'ye karşı tutumunu ortaya koymuştu.

Selahaddin Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rıdvan Badini, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "PYD, izlediği siyaset ve politikalarla orada başkalarının barınmasına izin vermedi. PYD, Suriye'deki Kürtlerin çoğunluğunu temsil etmiyor. Kürtler arasında olumlu ve yumuşak bir siyaset takip edebilirdi. Fakat yapmadı" ifadelerini kullandı.

Mesut Barzani'nin, Salih Müslim'i Kuzey Irak'a almaması ve Irak ile Suriye arasındaki Peşhabur Sınır Kapısı'ndaki geçişlere sınırlama getirmesi üzerine sıkıntıya giren PYD'nin talebi üzerine, taraflar arasında yine Mesut Barzani'nin himayesinde 22 Ekim 2014'te Duhok Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma Suriye'nin kuzeyinde ortak yönetim, ortak güç ve siyasi birliği öngörüyordu. Siyasi karar mekanizmasında PYD'ye yakın TEV-DEM'den 12, ENKS’den 24 kişi seçilecekti. Ancak PYD, geçen zaman içinde bu anlaşmayı da uygulamadı ve diğer partileri tasfiye etme politikasını sürdürdü. Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (SKDP) üyelerini öldürme, zindana atma ve sürgün etme tavrından vazgeçmedi.

Bu çerçevede Cenevre-1 ve Cenevre-2 toplantılarına da Suriye Muhalefetinin bir parçası olmayı reddettiği için katılmadı. Ancak ENKS, muhalefetin bir parçası olarak Cenevre görüşmelerine katıldı ve Kürtlerin Suriye’deki meşru temsilcisi olarak muhatap alındı. PYD, bu nedenle özellikle Cenevre-2 görüşmelerine ilişkin sert açıklamalar yaparak bunun meşru olmadığını iddia etti.

Ancak kendisi gibi düşünmeyen ve ilan ettiği "kantonları" kabul etmeyen Kürtleri bölgeden süren PYD, KCK'nın talimatlarını ve PKK'nın örgütsel formasyonunu Suriye'de birebir uyguladı.

"PYD'nin yaptığı Kürtler için tehlikeli"

IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani'nin danışmanı Mustafa Şefik, KDP'nin internet sitesinde yayımlanan açıklamasında, PYD'nin diğer Kürt partilerle anlaşamamasının Esed rejimiyle kurduğu ilişkiden kaynaklandığına söyledi. "PYD'nin başından beri diğer Kürt kesimleriyle anlaşamadığını" hatırlatan Şefik, "Bunun nedeni PYD'nin Esed rejimiyle kurduğu ilişkidir. Keşke doğru olmasaydı, fakat PYD rejimin bir parçasıdır. Bu yüzden PYD, Kürtlerle ve onların müttefiki olan bazı ülkelerle ilişkilerini keserek tamamen rejime angaje olmuştur" dedi.

PYD'nin Suriye rejimi ile stratejik anlaşmaya imza attığını ve bunun 4 yıldır uygulamada olduğunu dile getiren Şefik, şunları kaydetti:

"PYD, Rojava'da bir emrivakiyle varlığını güçlendirmiştir. Suriye rejimi, ABD'nin PYD'ye ilişkin siyasetini değiştirmek için bu örgütle bağlantısı olduğunu açıklıyor. Suriye bu açıklama ile ABD'ye şu mesajı veriyor: 'Bakın bunlar bize bağlıdır ve elimizde yeterince kanıt vardır. Buna göre atacağınız adımlara dikkat edin'. Bu aynı zamanda PYD'ye de bir uyarıdır."

ENKS Üyesi Kava Azizi de PYD'nin Suriye'nin kuzeyindeki faaliyetlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "PYD çok açık bir şekilde Suriye devletinin bir uzantısıdır. Baas rejimi, bu örgütü kendi çıkarları doğrultusunda yönlendiriyor. Şam adına Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi olan Büyükelçi Beşar Caferi, YPG'nin Suriye ordusunun bir parçası olduğunu söyledi. YPG Esed'ten bağımsız hiç birşey yapmıyor. Attığı tüm adımlar rejimin bilgisi dahilindedir. PYD söz konusu gücünü, ENKS gibi siyasi Kürt grupları ve Rojava Peşmergesine karşı kullanıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Azizi, Suriye'deki Kürtlerin PYD'nin bu politikasını tasvip etmediğini ve yakın bir gelecekte gerekli cevabı vereceğini ifade ederek, şöyle konuştu: "PYD Suriye'deki Kürt mücadelesini çökertmek istiyor. Fakat bunu başaramayacak ve ENKS gibi Kürt grupları geleceği kuracaktır. Gün gelecek Kürt halkı PYD'nin yaptıklarını kabul etmeyecek ve görevi hak edene teslim edecektir. Bu örgüt, Suriye'deki Kürt partilerle yapılan hiçbir anlaşmaya bağlı kalmayarak güvenilirliğini yitirmiştir."

Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (SKDP) Politbüro Üyesi Mustafa Cuma da PKK ve PYD'nin İran, Irak, Türkiye ve Suriye'de yaşayan tüm Kürtler için "ciddi bir tehlike" olduğuna dikkati çekerek, "PKK/PYD, İran adına bölgede vekalet savaşı yürütüyor. İran'ın Kürt düşmanlığı siyasetinin bölgedeki temsilcisidir. O nedenle Kürtler, her geçen gün bu örgüte karşı daha fazla birleşiyor" dedi.

Muhabir: Muhammet Kurşun

Anahtar Kelimeler:
Dünya
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yavuz 10 ay önce

Allah teröristlere fırsat vermesin.