banner120
Öne Çıkanlar branş sıralama 2016 LYS 2017 diyanet takvimi fransa Türkiye Galatasaray

Mehmet Ağar, Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nda konuştu

Eski İçişleri ve Adalet Bakanı Mehmet Ağar, Türkiye'deki her gizli örgütün dış bağlantısı olduğunu vurgulayarak, "Genelde de bu bağlantıların arkalarında yabancı istihbarat servisleri var" dedi. Ağar, “Sol örgütler bizim sandığımızın tersine, zararsız, eline bıçak almamış insanlar çıktı” diye konuştu.

Mehmet Ağar, Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nda konuştu

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, 15 Temmuz (FETÖ/ PDY) Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'ndaki konuşmalarından ssatır başları şu şekilde; 

"Hizmet edecek militanlaşma süresinin önüne geçmek lazım. Devletin temel fonksiyonlarını icra eden bu urların tamamından ciddi çöküntü ortaya çıktı. Bunun onarılması lazım. Siyasi kadroların onarması lazım. Bunu becerebilmesi için birliktelik içinde olması lazım. Bu mesele iç siyasetin çekişmelerine kurban edilecek kadar basit bir mesele değil. Gizli, örgütlerde çözülmenin sağlanması için ikili sorgulama olması lazım. Örgütün içinde çözülmeler önemlidir. İnsanlara devletin ve milletin gelecek hayatı bakımından daha huzurlu yapmaları bakımından itirafçılık yerine millete hizmet şeklinde takdim edilmelidir. Yardımcı olanları ı da deşifre etmeksizin bunları hassas cerrah nezaketiyle yapılması gereken işlerdir."

"EMNİYETTEKİ BİR AYLIK TOPARLAMA BİLE BİR SÜRÜ CANLI BOMBAYI ETKİSİZ HALE GETİRDİ"

Mehmet Ağar, "Son dönemlerde emniyet teşkilatında bir aydaki toparlanma bile bir sürü canlı bombanın etkisiz hale gelmesi bulunmasını sonucu getiriyor. İstihbarat kötü ellerde kullanılmıştı. Uyuşturucu çeteleri dinlemek yerine siyasi kimliğe iş adamı edebiyatçı her neyse suç örgütleriyle ilişkisi olmayan insanları dinlemek yalancı tanıklarla suç atarak insanları tasfiye etmenin alçaklıktan öte bir şey olduğunu ifade etmek lazım. Temel gücü elinde bulunduran insanların dikkatli olması lazım" dedi.

"MAĞDURİYETLER ÖRGÜT İÇİN AVANTAJ SAĞLIYOR"

Mehmet Ağar, "Bu tür geniş kapsamlı soruşturmalarda mağduriyet olmaması mümkün değildir. Düşük bir yüzde vardır. Somut mağduriyetleri ortadan kaldırıldığında bu havanın dağılacağını düşünüyorum aksi halde örgüt için avantaj sağlıyor. Dış ülkelerde ortaya çıkmış sıkıntılı süreci aşabilmenin yolu meseleyi somutta ortaya koymak. Sempatizan kesimin rehabilitasyonu konusunda farklı politikaların geliştirilmesi lazım. Bu süreci en ağrısız şekilde geçirmenin yolu kamu görevlilerinin baskı altında bırakmak yerine onlara yol gösterici, moral verici tavrı hükümet yapmalıdır ama meclisin tavrı çok daha önemli, adaletin verilmesi için gerekli. Zor bir mücadele olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

"BEN GÖREVDEN AYRILDIKTAN SONRA KASETLER SALKIM SAÇAK ORTAYA SAVRULDU"

"Fetullah Gülen siyaset yaptığınız dönemde sizinle irtibata geçmeye çalıştı mı?" sorusu üzerine Mehmet Ağar, "28 Şubat sürecinde Doğru Yol Partisinden milletvekiliydim. Bakanlıktan ayrılmıştım. Bize böyle bir teklifte bulunması söz konusu bile olamaz. Cesaret bile edemez. En ufak çizgimden çıkmadım. Bana yanaşmaları söz konusu bile olamazdı. Emniyette çalıştığım dönemde şüphe olan kimseye aktif görev vermedik. Dönemin en başarılı dairesi istihbarat dairesidir. Benim dönemimde bir tane piyasada dejenere olmuş bant kaset çıkmamıştır. Ben görevden ayrıldıktan sonra siyaset ve iş dünyasıyla ilgili kasetler salkım saçak ortalara savulmuştur. Sebep disiplinimizle ilgiliydi. mahkeme kararı olmadan hiçbir dinleme yapılmamıştır. Yeniden o eski günlere dönmeye dair bir toplanma görüyorum. Bunun olumlu sonuçlarını görüyorum. Devlet gücünü düzgün kullanırsa bunlar netice alır" şeklinde konuştu.

"PARTİNİN TAPUSUNU ALMAK İSTEDİ, BUNA MÜSAADE EDEMEZDİM"

ANAP ve DYP'nin neden birleşmediği yönündeki bir soruyu Mehmet Ağar şöyle cevapladı: "Onlar için siyasette kim kuvvetliyse onun yandılar. iktidar nimetlerinde nasiplenmek genel politikaları olmuştur. İlgili partinin genel başkanı bize verdiği sözlerin tam tersini yaptığı için partinin tapusunu almak istedi bizden, veremezdim. Çünkü bürokraside planlama için siyasette bizim için verilen söz namustur şereftir. Geçmişte her iki lidere ihanet eden yapının bize karşı dürüst olması mümkün değildir. bizde kendi başımıza. 3 vekille geldi bana partinin yarısını almak istedi. Kapatacağız demelerine rağmen partinin ismini muhafaza ediyorlar."

"TKP ELİNE BIÇAK ALMAMIŞ DÜZGÜN FİKİR ADAMLARI"

"Askeri istihbarat var mı? Olması gerekiyor mu?" sorusuna Mehmet Ağar şu yanıtı verdi:

“Şube müdürüyken bu bizim sol örgütlerin arkasında hep Rus servisleri var sanıyorduk. Ona göre şartlanmıştık. Emniyet Genel Müdürü olunca anladım ki Batı servisleri var. Hiçbirinin arkasında Rus servisi yok. Ruslar da TKP’yi bir tek desteklemişlerdi. Sonra Rusya’da rejim değişince TKP de ortada kaldı. TKP’nin hayatında eline bıçak almamış düzgün fikir adamları kabul etmek lazım hepsini. Hiçbir şiddet eylemi olmayan insanlardı. Geri kalanların hepsinde Batı istihbaratı vardı. Yabancı istihbarat örgütleri hep vardı. Yabancı istihbarat servislerinin paravan adamları var. Fiilen içinde olmasına gerek yok. STK’lar, iş alemleri var, her çeşit adamı kullanarak nüfuz ettikleri görülüyor. Geçmişte, Atatürk büstleri, Türk bayrakları ile herkesin gönlünü okşuyordu, ama bu okşamanın sonucunda nereye kadar gelindiği görüldü.”

"EMNİYET GENEL MÜDÜRÜYKEN HİÇBİR TEŞKİLATTA YER ALMADILAR"

Mehmet Ağar, "Devlet legal olmayan hukuk içinde olmayan hiçbir kamu görevlisi kullanmaz. Kullanırsa sonuçlarına katlanır. Hizmette hatamız olabilir ama suç işleme kastımız olamaz. Meşruiyeti aranabilir mi bu cemaatin. Baştan sonra kadar zehir zıkkım olan bir şeydir. Operasyonel bir şey yok ama karalama yapılıyor benim döneminde asla böyle bir şey yapılmadı. Emniyet Genel Müdürlüğü dönemimde teşkilatta hiçbir dönemde görevde yer alamamıştır. İstihbarat dairesinin başarıları açıkça bellidir. Karakol komiserliği bile vermemişim kimseye. Sol görüşlü arkadaşlar, farkı dinden arkadaşlar vilayet emniyet müdürlüğü yaptılar. Ben sonuca bakarım. Döneminde hiç kimse bir göreve gelememiştir. O dönemdeki mücadelemiz PKK- Hizbullah, DHKP-C faaliyetleriyle oldu. Bir tane emniyet müdürü daire başkanı şube müdürünü söyleyemezsiniz bana. 100 bin personelin alt kademelerindeki sızma olursa amirleri getirir bana" dedi.

"GENELKURMAY SICAK KUCAK AÇSAYDI AK PARTİ ÇÖZERDİ BU İŞİ"

Ağar, 2006'da DYP Genel Başkanı iken Mardin'de söylediği "Düz ovada siyaset yapsınlar" sözüyle ilgili ise şunları söyledi: "O zaman tüm Anadolu'yu geziyor, herkesle görüşüyorduk. Mardin'de PKK'nın içinden adamlarla da görüştük. 'Durum stabil gidiyor, ama büyük bir patlama olacak' dediler. Ben de bunun üzerine, seçimler de yaklaşıyordu 'Düz ovada siyaset yapsınlar' dedim. O zaman Genelkurmay, benim için 'O adam ne diyor' dedi. Bize koydumu oturtan adam cephede lazım, siyasette değil. O dönemde Genelkurmay bu işe sıcak bir kucak açsaydı, AK Parti çözerdi bu işi. Her şeye rağmen Türkiye'nin, halkın sağduyusuyla bu işi çözeceğini sanıyorum."

"GAFFAR OKAN, FETULLAH İLE CİDDİ MÜCADELE YÜRÜTTÜ"

Diyarbakır Emmiyet Müdürü Gaffar Okan'ın şehit edilmesinde FETÖ bağlantısı olup olmadığı sorusuna karşın Mehmet Ağar, "Emniyet Müdürü yapan benim. Biraz rahat hissetti kendisini orada. Fetullah ile ilgili ciddi bir mücadele yürüttü. Olayın sıcaklığında bu bilgi nasıl alındı, takip mi edildi pusu mu kuruldu içeride? Aşırı güven içinde oldu. Milletle bütünleşme süreci iyi gidiyordu ama içeride bir şey var mı yok muydu o zaman tahkikatı yapanlara sormak lazım" diye konuştu. 

"KANDIRILDIK' DİYEBİLMEK DE ERDEM GİBİ BİRŞEY"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Kandırıldık' cümlesini özeleştiri olarak gördüğünü kaydeden Mehmet Ağar "Bunu açık yüreklilikle söylemek te bir erdem itiraf gibi bir şey. Bir nevi özeleştiri diye değerlendiriyorum" dedi.

"İŞKENCE VAR DERSENİZ DARBECİLERE SAVUNMA KILIĞI HAZIRLAMIŞ OLURSUNUZ"

"OHAL bizi sonuca götürür mü? İşkence, eziyet yapılıyor ne diyorsunuz?" sorusunu Mehmet Aıar, şöyle cevapladı: "Bu şartlar altında bir darbe kakışmasını hafife almayalım ama alınıyor gibi geliyor bana. Demokratik toplumda böyle bir silahlı eylem buna bir şey yapılacak, OHAL'in dışında bir demokratik mekanizma yok. İşkence eziyet var derseniz darbeciler mağduriyet ve savunma kılıfı hazırlamış olursunuz. Şimdi böyle bir yapı ile en azından sorgu süresi lazım. Bu sorgu süreleri iyi değerlendirilip ama bunun için zaman ihtiyacı var. Ortaya çıkan küçük bir olay değil büyük bir olay. Tüm yönleriyle ortaya çıkarmak lazım. OHAL olmasa gözetim süreleri nasıl uzatılmış olacak böyle dönemlerde sıkıntılar oluyor mu oluyor. Asgari seviyeye indirebilmenin yolları. Devlet memurunu görevden alacaksınız suyun başında bunlar var. Sonradan idari yargıya gitme imkanı verecektir meclis. Ama acil alınması gerekli tedbir varsa var. Demokrasilerde sıkı yönetim ilan edilmeli. OHAL ile bunu geçiştirmek ve zamanı hızlandırmak lazım. Başka bir sivil hal yolu gözükmüyor."

MEHMET AĞAR 1976'DAN BERİ İÇİŞLERİ'NDEYDİ

1976 yılında kaymakam yardımcısı olarak İçişleri Bakanlığı bünyesine giren Ağar, 1995 yılına kadar yani tam 19 yıl “kaymakam, polis müdürü, vali ve emniyet genel müdürü” olarak çeşitli koltuklarda bakanlık bünyesinde hizmet vermişti. 1995'te siyasete atılan Ağar daha sonra İçişleri Bakanlığı koltuğunda da oturmuştu. 2002 yılında Doğru Yol Partisi genel başkanlığına gelen Ağar 2007'ye kadar siyasi arenada boy göstermişti. Ağar son olarak 15 Temmuz darbe girişiminin ardından düzenlenen demokrasi mitinglerinde görüldü.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.