banner120
Öne Çıkanlar açık lise sınav soruları branş sıralama KPSS Ortaöğretim sigara fiyatları asli öğretmenliğe geçiş sınavı

6 Mayıs Cuma Hutbesi yayımlandı

Diyanet İşleri Genel Başkanlığı 06 Mayıs 2016 Cuma hutbesini yayımladı. Cuma günü camilerde okutulacak hutbenin konusu ne? 6 Mayıs 2016 Cuma Hutbesi haberimizde.

6 Mayıs Cuma Hutbesi yayımlandı
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Hizmetleri Genel Müdürlüğü Türkiye genelinde camilerde okutulacak 06 Mayıs 2016 Cuma Hutbesini yayımladı. Bu hafta camilerde okutulacak hutbenin konusu "O Büyük Güne Hazır mıyız?". Diyanet cuma namazı hutbesinin konusunda ölüm sonrası hayatı cemmate anlatacak.


Müslümanlar bu hafta Miraç gecesini yaşadı. Bu hafta cuma günü ise Diyanet, il genelinde "O Büyük Güne Hazır mıyız?" başlıklı Cuma Hutbesini okutacak. Müminlerin kalplerine seslenecek Cuma hutbesi Türkiye'nin tüm illerinde yer alan camilerinde okutulacakken,"O Büyük Güne Hazır mıyız?" konulu Cuma Hutbesi,Ölümden sonra yaşamın detayları cami cemaatine kısa bir şekilde hatırlatılacak.   

Cuma Namazı tüm müslümanlara farz olan bir namazdır. Müslümanlar her cuma günü öğlen namazında 2 rekatı farz olan cuma namazını cemaat ile kılar. Farz olan cuma namazından önce okunan cuma hutbesi, cami imamı tarafından cuma namazının 4 rekat sünneti kılındıktan sonra minberde cemaate okunur. 06 Mayıs 2016 Cuma günü Tüm Türkiye genelinde "O Büyük Güne Hazır mıyız?"  başlıklı Cuma hutbesi okunacak. Diyanet İşleri'nin her hafta Cuma namazı öncesi yayınladığı Cuma Hutbesi'nin orjinaline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

06 Mayıs 2016 Cuma "O Büyük Güne Hazır mıyız?" başlıklı Cuma Hutbesi'ne ulaşmak için TIKLAYINIZ

O BÜYÜK GÜNE HAZIR MIYIZ?
Aziz Müminler!

Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz, şöyle
buyuruyor: “Kim zerre miktarı hayır işlerse mutlaka
karşılığını görecektir. Kim de zerre miktarı şer işlerse
karşılığını görecektir.”1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s)
şöyle buyuruyor: “Gaflete dalarak ölümü ve ölüm
sonrası hayatı unutan kul ne bedbahttır!”

Kardeşlerim!

Bir gün Resûlullah Efendimiz (s.a.s)’e sahabeden
biri, “Ey Allah’ın Resûlü! Müminlerin en hayırlısı
kimdir?” diye sordu. Efendimiz, “Ahlakı en güzel
olandır.” karşılığını verdi. Aynı sahabi, “Peki müminlerin
en duyarlısı ve şuurlusu kimdir?” diye sorunca
Peygamberimiz, “Ölümü en çok hatırlayan ve ölümden
sonraki hayatı için en güzel şekilde hazırlanandır.”
buyurdu.

Aziz Kardeşlerim!

Rabbimize hamdü senalar olsun ki, bizleri bir kez
daha rahmet, bereket ve mağfiret mevsimi olan üç aylara
eriştirdi. Kısa bir süre önce hep birlikte üç aylara yeniden
ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşadık. Regaip
kandilini hep birlikte gönülden dualarla, yakarışlarla idrak
ettik. Rabbimize olan rağbetimizi ve ahdimizi yeniledik.
Miraç kandilinde Rabbimize imanımızı, Peygamberimiz
(s.a.s)’e bağlılığımızı, namaza olan muhabbetimizi bir kez
daha tazeledik. Ellerimizi, gönüllerimizi Rabbimize açtık,
af ve bağışlanma diledik. Esfel-i sâfiline düşmekten O’na
sığındık. Bizleri imanımızla, salih amellerimizle ahsen-i
takvim üzere yaşatmasını O’ndan niyaz ettik. Rabbimiz,
bu yakarışlarımızı, niyazlarımızı kabul buyursun. Hep
birlikte bizleri günahlardan, kötülüklerden arınma ve
kurtuluş beratımızı alabilme fırsatı olan Berat kandiline
eriştirsin. Bizleri gölgesi üzerimize düşmüş Kur’an ayı
Ramazanla ebedi nimetlerine nail olan bahtiyar
kullarından eylesin.

Kardeşlerim!

Rabbimizin bize bir emaneti olan ömür sermayemiz
hızla tükeniyor. Her bir nefesimiz, her bir saniyemiz, bizi
ölüm gerçeğine biraz daha yaklaştırıyor. Herkesin yapıp
ettiklerinin karşılığını eksiksiz göreceği hesap gününe
doğru ilerliyoruz. Peki müminler için esenlik, selam
yurdu, inkârcılar içinse pişmanlık ve hüsran diyarı olan
âhirete hazır mıyız? Hesap, mizan, hayatımızın akışı
içerisinde ne kadar yer tutuyor? Günah-sevap, hayır-şer
konusunda ne kadar nefis muhasebesi yapabiliyoruz?
Yoksa akıp giden hayatın günlük meşgalesi, dünyanın
türlü hengâmesi bizlere bütün bunları unutturuyor mu?

Kardeşlerim!

Dünyadaki hazlar, tutkular, hırslar, kinler, nefretler,
kavgalar, hepsi son nefesi verdiğimizde bitiyor. Dünya
imtihanımız, ölümle birlikte sona eriyor. Günahların,
isyanların, kırılan gönüllerin hesabını vermek de
iyiliklerin mükâfatına ulaşmak da âhirete kalıyor. Hakikat
bu iken hayatın gündelik koşuşturmaları içinde ölüm bize
bazen yabancı düşüyor. Zaman zaman âhiretle aramıza
duvarlar örüyoruz adeta. Oysa dünya fani, geçici; âhiret
ise bâkî, ebedi olandır. Âhiret, hesap, mizan, cehennem ve
cennet safahâtıyla mutlak adaletin zuhur edeceği yerdir.

Kardeşlerim!

Kerim Kitabımız, sorumlu bir varlık olduğumuzu,
başıboş bırakılmadığımızı, öldükten sonra yeniden
diriltilip huzur-i ilahiye çıkarılacağımızı bizlere haber
veriyor.4 Rabbimiz, dünyanın geçici zevklerine,
aldatmacalarına kanmamamız, daha hayırlı ve kalıcı olan
âhiret saadetine erişebilmemiz için bizleri şöyle uyarıyor:
“Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın
dünya hayatı sizi aldatmasın.”

Aziz Müminler!

Elbette müminler olarak âhirete gönülden iman
ediyoruz. Zira biliyoruz ki âhirete iman, iman
esaslarından biridir. Ve bizler yine biliyoruz ki âhirete
iman, sadece dilin ikrarından ibaret de değildir. Allah’a ve
âhirete iman eden, Rabbine gönülden itaat eder. Allah’a
ve âhirete iman eden, Allah’ın Resûlü’nü kendine örnek
alır. Onun öğütlerine kulak verir, sünnetini kendine rehber
edinir. Allah’a ve âhirete iman eden, haramlardan uzak
durur. Şirkten ve günahtan, ateşe düşmekten kaçarcasına
kaçınır.

Allah’a ve âhirete iman eden, haksızlık yapmaz,
zulmetmez, şiddet uygulamaz. Allah’a ve âhirete iman
eden, canı pahasına da olsa doğruluktan ayrılmaz. Hiçbir
cana kıyamaz. Hiçbir canlıya bilerek, isteyerek zarar
vermez, veremez. Diliyle dahi kardeşini incitemez.
Allah’a ve âhirete iman eden, yetime, yoksula, dara
düşene kol kanat gerer. Garibin, fakirin, dertlinin halini
bilir. Kimsesize kimse, çaresize çare olur.

Kardeşlerim!

Unutmayalım ki; dünya, âhiretin tarlasıdır ve kişinin
âhiretteki konumu, dünyada yapıp ettikleriyle
belirlenecektir. Öyleyse geliniz, içerisinde bulunduğumuz
üç ayları fırsat bilelim. Fâni olan dünya hayatımızı ebedi
mutluluk ve huzura dönüştürmeye gayret edelim.
Gönlümüzden sevgiyi, merhameti, şefkati, iyiliği eksik
etmeyelim. Allah’a iyi bir kul, Peygamberimiz (s.a.s)’e iyi
bir ümmet, birbirimize iyi birer kardeş olalım. Rabbimizin
huzuruna, âhiret yurduna hesabını verebileceğimiz bir
hayat yaşayarak varalım.

Rabbim bizleri ölümden sonrası için hazırlanan ve
hesabını kolay verebilen kullarından eylesin.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.