banner120
Bir süre önce sonuçlanan ve Türk kamuoyunun yakından takip ettiği ABD deki başkanlık yarışında ipi göğüsleyen Donald Trump oldu. İki aday arasındaki rekabet süreci belki de ABD kamuoyundan çok Türk kamuoyunu gereksiz yere meşgul etti. Neden mi gereksiz? ABD'nin tarihsel, toplumsal ve siyasal zeminini iyi etüt eden herkes bilir ki ABD politikaları kişilere bağlı olarak değişkenlik göstermez. Başkanların demokrat veya cumhuriyetçi olması ABD politikalarında tersyüz bir etki göstermez. ABD halkının seçimlere katılım oranının bazen yüzde ellilere kadar düşmesi şunu gösterir ki halk istikrarlı politikadan ya memnundur ya da değiştirebileceği ümidine sahip değildir. Demokratların dili yumuşak olabilir ama pratiğe baktığımızda cumhuriyetçilerin sertliğini aratmayabilir. Netice itibariyle ABD politikalarında esas olan devletin ‘’yüksek’’ menfaatleridir. Hatırlarsanız Trump seçim zaferi sonrasında ABD'nin çıkarı olan her işte olacağının altını çizmişti.

İsterseniz ABD nin yönetim mekanizmasına da şöyle bir göz atalım.güçler ayrılığı ilkesi kuvvetli bir şekilde benimsenir.yasama görevi kongrenin,yürütme başkanın ve yargı ise yüksek mahkemenindir. Bu üç gücün de birbirine bağlılığı vardır ama üstünlükleri yoktur. Checks-balances sistemi(fren- denge) sorunsuz işler. Kongre; temsilciler meclisi ve senatodan müteşekkildir. Temsilciler meclisinin ülke çapındaki 435 ayrı seçim bölgesini temsil eden 435 üyesi vardır. Meclis üyeleri 2 yıllığına seçilir ve tekrar seçilmeleri de mümkündür. Eyaletlerden gelecek temsilci sayısı nüfusa göre belirlenir. Senato ise 100 üyeden oluşur ve nüfus büyüklüğüne bakılmadan her eyaletten iki senatör seçilir ve 6 yıl görev yaparlar.  

Başkanlar 4 yılda bir doğrudan halk tarafından seçilirler. Ülkenin iki büyük siyasi partisi ön seçimle adaylarını belirler.adaylar yoğun bir propaganda dönemi geçirirler. Seçim kampanyaları için bağış toplamak amacıyla başta internet olmak üzere her türlü enstrümanı kullanırlar. Amerikan Başkanı dünyadaki demokratik ülkelerin liderleri arasında en çok yetkiye sahip olanıdır. 5000'den fazla siyasi atama başkanın tasarrufundadır. Ancak ABD senatosu tarafından atamaların onaylanması gerekir.

Yüksek mahkemede baş yargıç dahil 9 üye vardır.başkan tarafından aday gösterilip senato tarafından onaylananlar yüksek mahkeme üyesi olabilir. Üyeler ömür boyu atanırlar.

Trump'un zaferinin özellikle ülkemizde fazlasıyla şaşkınlık uyandırmasının ABD'nin iç dinamiklerine yabancı olmak ve ABD medyasının Clinton lehine algı oluşturmaya çalışmasıyla yakından ilişkisi olduğunu bilmek gerek. Gözden kaçan hususların başında demokratların uzun süren iktidarları da oldu.

ABD tarihi yakından incelendiğinde kuruluş felsefeleri olan ‘’Amerika Amerikalılarınındır’’sloganı ABD nin yaşam gayesi olmuş. Her iki dünya savaşında da etkin rolleri,sahip oldukları yeraltı zenginlikleri (özellikle altın rezervi), uluslararası siyasetdeki ağırlıkları,başta İngiltere olmak üzere yaşlı Avrupa ülkelerinin boşluğunu doldurmaları, soğuk savaş sonrası küreselleşen dünya da tek süper güç haline gelmeleri her ülkenin iç ve dış siyasetinde ABD'yi önemsemelerini gerektiriyor.

Ayrıca coğrafi olarak da kuzeyinde Kanada ve güneyinde Meksika gibi ABD için tehdit olasılıkları olmayan sadece iki komşularının olması ABD'nin uluslararası siyasetdeki elini rahatlatmaktadır.

Türkiye olarak coğrafi konumumuz, kültürel yapımız,demografik yapımız bize avantaj sunduğu kadar tehditleri de üzerimize çekmektedir.bunun farkında olarak bir olmalı iri olmalı ve diri olmalıyız.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
irfan 2 hafta önce

Birgün devran değişir ABD de can çekilir elbet.